sizofreni.uzerine.co..


Haber bülteni üyeliği

 

İLAÇ TEDAVİSİ

Şizofreninin tedavisinde amaç nedir?
Şizofreni tedavisinde düşünce, duygu ve davranış düzeyinde ortaya çıkan belirtilerin ilaçlarla kontrol altında tutulması, toplumsal yaşantıyla ilgili ortaya çıkan yakınmaların da diğer tedavi yöntemleriyle düzenlenmesi ve böylelikle kişinin kendisi ve çevresiyle uyumlu bir yaşam sürdürmesi hedeflenmektedir.

Şizofrenide hangi tedavi yöntemlerine öncelik verilmektedir?
Tedavide öncelik ilaç kullanımındadır. Ancak şizofreniyle ilgili bütün sorunları n çözümünde ilaç tedavisi tek başına yeterli olmamaktadır. Bu nedenle özellikle toplumsal yaşantıyla ilgili olarak ortaya çıkan yakınmaların çözümlenmesinde destekleyici ve bilgilendirici içerikli bireysel, grup ve aile tedavilerinin de uygulanmasında yarar vardır.

Hangi türde ilaçlar kullanılır?
Şizofreni psikotik bozukluklar arasında kabul edildiği için tedavide kullanı lan ilaçlar toplu olarak antipsikotikler olarak isimlendirilir. Psikoz terimi genel olarak gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu durumlar için kullanılır. İlaçlar şizofreninin yanı sıra benzer belirtiler gösteren ve psikotik bozukluk olarak nitelenen başka psikiyatrik rahatsızlıklarda da kullanılırlar.

Antipsikotikler nasıl etkili olmaktadır?
Beyin milyarlarca sinir hücresi içermektedir. Şizofrenide kullanılan klasik ilaçlar (haloperidol, trifluoperazin vb.) beyindeki sinir hücreleri arası nda iletişimi sağlayan bazı maddelerin (örn. dopamin) aşırı etkinliğini engelleyerek etki göstermektedirler. Ancak aşırı dopamin faaliyeti sadece şizofreniye özgü bir durum değildir. Beyinde yapılar, sistemler, yollar ve bunlar arasındaki iletişimi sağlayan maddeler arasında son derece karmaşık ilişkiler bulunmaktadır. Örneğin bir sinirsel iletinin aksadığı anlarda bir başkası tamamlayıcı olarak devreye girebilmektedir. şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar etki mekanizmaları aracılığıyla bir etkileşimler zinciri ortaya çıkarmaktadırlar. Beynin bütün sinirsel ağı içinde yeni bir düzenlemenin ortaya çıkması ise zaman içinde gelişen bir durumdur. Bu nedenle ilaçlar kullanılmaya başladıktan iki-üç hafta sonra etkilerini gösterirler. Atipik olarak nitelenen nisbeten daha yeni ilaçlar (klozapin, risperidon, olanzapin vb.) ise dopaminin yanı sıra beyinde hücreler arası iletide rol oynayan serotonin, asetil kolin, noradrenalin, GABA, glutamat vb. maddeler üzerine etkilidirler. Bu ilaçlara dopamin dışındaki diğer sinirsel ileticiler üzerinde de etkili olmaları, yan etki ortaya çıkarma olasılığının klasik ilaçlardan daha az olması gibi özellikleri nedeniyle atipik antipsikotik adı verilmektedir.

İlaçlar hangi belirtilerde etkilidir?
Klasik olarak nitelendirilen ilaçlar şizofrenisi olan kişilerde görülen varsanıların, hezeyanların, saldırganlık düzeyinde ortaya çıkan bazı davranış bozukluklarının ortadan kaldırılmasında rol oynarlar. Atipik antipsikotik adı verilen ilaçlar ise yukarıda sayılan belirtilerin yanı sıra içe kapanma, toplumdan uzaklaşma, aldırmazlık, ilgi ve istek eksikli ği, duygusal küntlük, iletişim kurmama, kendine bakımda azalma gibi belirtiler üzerinde etkilidir.

İlaçlar hemen etki eder mi?
Hayır. Seçilen ilacın etkinliğinin yeterli olup olmadığı hakkında kesin bir kanaat oluşturması için uygun dozla kullanımda 4-6 haftalık bir süreye gereksinme vardır. Belirtilen süre içinde istenen sonuç alınamazsa ya da yan etkiler nedeniyle tedavi erken sonlandırılmak zorunda kalınırsa yeni bir ilaca geçmek gerekir.

Çok sayıda ilacı birlikte kullanmak hızlı iyileşme sağlar mı?
Şizofrenide kullanılan ilaçların çoğunun ya da hepsinin aynı reçeteye yazılması yan etki riskini artırmaktan başka bir işe yaramaz; çünkü bu ilaçların önemli bir bölümü benzer etki mekanizmasına sahiptir. Bazen hezeyanlar ve varsanılar için ayrı, uyku düzenini sağlamak için ayrı bir ilaç, verilebilirse de kullanılan ilaç sayısının daha fazla artışı durumunda yapılan tedavinin güvenilirliği zedelenir. Tedavide amaç yan tesire yol açmadan rahatsızlığı tedavi edecek dozu bulabilmek ve bu dozda tedaviyi aksatmadan sürdürmektir.

İlaçlar hangi sıklıkta kullanılmalıdır?
Şizofrenide kullanılan ilaçlar ancak düzenli kullanıldıklarında etkili olmaktadırlar. Bu nedenle ilaç tedavisinin her gün aksatılmadan sürdürülmesi gerekir. Ancak ağızdan ilaç kullanımı yerine iki - dört haftada bir eşdeğer dozlarda kalçadan yapılacak iğnelerle de tedavi tercih edilebilir.

İlaçlar ne kadar süre ile kullanılmalıdır?
Şizofreni belirtilerini ortadan kaldırmak kadar belirtilerin tekrarlanması nı önlemeye yönelik uzun süreli ilaç kullanımı da önemlidir. İdame tedavisi adı verilen bu tedavinin süresi ve tedavide kullanılan ilaç dozu, tedaviyi üstlenen hekim ile birlikte bir uzlaşma zemininde belirlenmelidir. Genellikle tedavinin; rahatsızlığın başlangıç dönemindeki ilaç dozlarının, yakı nmaların yatı.tırılmasından sonra tedricen azaltılması suretiyle uzun yıllar aksatılmadan sürdürülmesi önerilir.

Uzun süre ilaç kullanımında amaçlanan nedir?
Şizofreni yineleme özelliği gösteren bir rahatsızlıktır. İlaçlar, halihazırdaki belirtileri yatıştırarak çoğu zaman rahatsızlığın hastaneye yatmadan tedavisine imkan sağlamalarının yanı sıra hastalığın yineleme olasılığını da azaltırlar ve diğer tedavi yöntemlerinin uygulanmasına olanak sağlarlar. Ayrıca kişinin rahatsızlığından dolayı bazı yetilerini yitirmesini de en aza indirirler. Tedavide etkili olan ilaçların bulunması, hastaların hastaneye yatmak zorunda kalmaksızın evlerinde tedavi edilmelerini sağlamış, depo hastanelerin tarihe karışmasında önemli bir rol oynamıştır. Hastaneye yatış tedaviyi kolaylaştırmakla beraber şizofreni tedavisinin esası, zorunlu olmadıkça hastanın yaşadığı ortamdan uzaklaşmadan tedavisinin sürdürülmesine dayanmaktadır.

Uzun süre ilaç kullanmak ilaçlara karşı bir bağımlılık yaratır mı?
Hayır. Şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar kesinlikle uyuşturucu değildirler ve bağımlılık yapmazlar. Antipsikotik ilaçları kullanan kişiler ilaçların kendilerini uykuya meylettirdiğinden, beyinlerine uyuşukluk ve vücutlarına ağırlık verdiğinden yakınabilirler. Bu yakınmalar ilaçların olumlu etkilerinin değil yan etkilerininin bir sonucudur. Böyle durumlarda hekime danışılarak tedavinin daha uygun bir doza ya da yeni bir ilaca yönelik olarak değiştirilmesi sorunu çözer.

İlaçların yan etkileri nelerdir?
Şizofrenide tedavinin önemli bir bölümünü ilaçlar oluşturduğundan ve kimi yan etkiler kişinin ilaç kullanmaya isteksizlik duymasına yol açtığından yan etkileri ayrıntılı olarak bilmekte yarar vardır.
1. Sinir Sistemi üzerine yan etkiler
a- Erken dönemde ortaya çıkan yan etkiler: Birden ortaya çıkarak özellikle boyun, ense, sırt, dil, ağız, yüz ve göz kaslarını etkileyen kimi zaman ağrılı da olabilen aralıklı kasılmalardır. Bu devrede kişinin gözleri yukarı doğru kayabilir. Bedeni bir yay gibi gerilebilir. Bu kasılmalar genellikle tedavinin ilk bir haftası içinde ortaya çıkar. Tedavinin ilk dönemlerinde görülen bir başka belirti de çok rahatsız edici bir iç sıkıntısı, yerinde duramama, sürekli dolaşma isteğidir. Ayrıca ilaç kullanımı süresince genelde tedavinin ilk bir ayı içinde Parkinson Hastalığı'na benzer bir tablo gelişebilir. Yüz ve boyun kaslarından başlar, omuzlara ve gövdeye yayılır. Genel olarak hareketlerde yavaşlama, jest ve mimiklerde azalma (maske yüz), deride yağlanma, tükrük salgısında artma, konuşmada tekdüzelik, küçük adımlarla ve öne doğru hafif kambur bir şekilde kolları sallamadan yürüme (robot gibi olma), el ve ayaklarda istem dışı titremeler görülür. Yukarıda sayılan bütün yan etkiler ilacı kullanan kişileri ve yakınlarını oldukça tedirgin eder. Antipsikotiklerin herhangi bir tanesinin kullanımı sırasında ortaya çıkan sıkıntıların bütün ilaçlara karşı peşin hüküm oluşturması sık rastlanılan bir durumdur. Bir ilaçla yan etki yaşayan kişi, kullanımına karşı isteksiz hale gelebilmektedir. Öncelikle belirtmeliyiz ki, bu yan etkiler, ilacı kullanan herkeste görülmez. Görüldüğü durumlarda ise hekimin tedaviyi yeniden düzenlemesiyle kısa süre içinde çözümlenir.
b- Geç dönemde ortaya çıkan yan etkiler: Tedavinin üç aylık dönemi sonrasında daha sık görülür. Çoğu zaman yüz bölgesinde başlar. Çiğneme, dil şapırdatma, dudaklarda titreme, parmaklarda solucan gibi kıvrılmalar gibi belirtilerle kendisini gösterir.
2. Alerjik yan etkiler Özellikle klorpomazin (Largactil) ile deri döküntüleri ya da günışınları na aşırı duyarlılık sonucu deride bronzlaşma görülebilir.
3. Otonomik yan etkiler şaşkınlık hali (özellikle yaşlı hastalarda ve gece), vücudun ısı ayarının bozulması (sıcakta ateşlenme, soğukta ateşin düşmesi) gibi belirtilerin yanı sıra tansiyon değişmeleri, ağız kuruluğu, kabızlık vb. görülebilir. Son derece nadir ama tehlikeli bir durum olan 'nöroleptik malign sendrom' gelişebilir: Kaslarda katılaşma, ateş yükselmesi, bilinç değişiklikleriyle kendini gösterir; komaya dek gidebilir.
4. Göz üzerinde yan etkiler özellikle thioridazin (Melleril) ile günde 8OOmg'ın üzerindeki dozlarda görme kaybına denk giden görme bozuklukları ortaya çıkabilir.
5. Hormonal yan etkiler Özellikle kadınlarda memelerden süt gelmesi ve adetten kesilmeye neden olabilirler.

Bütün ilaçlar yan etki gösterir mi?
Hemen hemen bütün ilaçların yan etkileri vardır. Yan etkiler ilaçların etki mekanizmalarına ve kullanılan dozlarına bağlı olarak değişir. Ancak şizofreni tedavisinde özellikle son yıllarda sinir sistemi üzerine yan etkileri oldukça az olan ve yukarıda 'atipik' olarak söz edilen ilaçlar daha yaygı n olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Yan etkiler ilacın kesilmesini gerektirir mi?
Hayır. Rahatsızlık düzeyine, yaşa, bünyeye göre ilaç seçimi ve doz ayarlaması yan etkileri en aza indirir. Bazı yan etkilerin önlenmesi için bir süreliğine yardımcı ilaçlar [Akineton, Sormodren vb.) kullanılabilir. Gerekirse doz azaltılabilir ya da başka bir ilaca geçilebilir.

Başka ilaçlarla birlikte kullanılmasında bir sakınca var mı?
Şizofreni tedavisindeyken başka bir rahatsızlık nedeniyle ilaç kullanılması gerekebilir. Böyle durumlarda diğer rahatsızlığın türü ve tedavisiyle halihazırda kullanılan antipsikotiklerin etkileşimi konusunda ayrıntılı bilgi almak için tedavileri düzenleyen hekim ya da hekimlerle görüş alışverişinde bulunmakta yarar vardır.

Hamile iken kullanılabilir mi?
Hamileliğin özellikle ilk üç ayı süresince çok zorunlu kalınmadıkça ilaç kullanılmamalıdır.

Yaşlılarda nasıl kullanılmalı?
Yaşlılarda kalp-dolaşım ve sindirim sistemi üzerine yan etkileri az alan ilaçlar düşük dozlarda kullanmak daha uygundur.

Tedavideki en etkili ilaç hangisidir?
Şizofrenide kullanılan ilaçlar çoğunlukla benzer etki mekanizmalarına sahiptir. Dolayısıyla şimdilik 'en etkili' tek bir ilaçtan söz etmek mümkün değildir. İllaçların aralarındaki farklılıklar daha çok yol açtıkları yan etkilere ilişkindir. Ancak eskiden sadece varsanı ve hezeyanlarda etkili ilaçlar mevcutken, giderek diğer yakınmalar üzerinde de etkili ve yan etkileri daha az olan ilaçlar kullanıma girmektedir.

Şizofrenide 'Şok tedavisi' kullanılıyor mu?
Halk arasında 'Şok tedavisi' diye bilinen elektro konvülsif terapi (EKT), düşük doz elektrik akımı ile hastaya bir tür sara nöbeti oluşturmaktan ibarettir. Bu tedavinin yan etkileri, admin ve çağrışımının ürkütücülüğüne karşın oldukça azdır. EKT, şizofrenide ilk etapta düşünülen ya da her durumda uygulanan tedavi değildir.

İlaç kullanmak dışında yapılabilecek şeyler nelerdir?
Şizofreni kalıtımsal yatkınlığı olan kişilerde ağır dışsal zorlanmalar, sorun çözme yeteneklerinin yetersizliği ve toplumsal destek sistemlerinin zayıflığı gibi ek koşulların biraraya gelmesi sonucunda ortaya çıkar ya da tekrarlar. Bu nedenle;
o Belirtilerin ortadan kaldırılması için ilaç kullanmak,
o Zorlanmaların sıkıntısını gidermek için çevresel düzenlemeler yapmak,
o Toplumsal destek sistemlerini güçlendirmek için aile ve grup terapilerine, kendine yardım gruplarına katılımlarını sağlamak,
o Toplumsal becerilerini ve sorun çözme yeteneklerini artırmak için eğitmek, destekleyici psikoterapi yöntemlerinden istifade etmek gerekli olabilir.

PSİKO-SOSYAL TEDAVİLER

Şizofrenide psiko-sosyal tedavi ne anlama gelir?
Şizofrenide ilaç tedavisi dışında kalan diğer tedavi yöntemlerini tanımlamak için "psiko-sosyal tedaviler" terimi kullanılır. Psikososyal tedaviler, düzenli ilaç kullanmakta olan ve rahatsızlığın alevlenme döneminde bulunmayanlar için geçerlidir.

Psiko-sosyal tedavilere neden gerek duyulur?
Şizofreni, kişinin dünyayı algılama tarzını, düşünce ve duygularını etkileyerek başkalarından farklı davranışlar göstermesine yol açan bir rahatsızlıktır. şizofrenisi olan kişi düşünce dizgesinde ortaya çıkan gerçek dışı, benliğe yabancı değişikliklerin etkisinde yoğun bir bunaltı yaşar. Yaşadığı bunaltı nedeniyle kişilerarası ilişki kurmayı sağlayan basit işlevleri bile yerine getiremeyebilir. Benlik bütünlüğünü koruyamadığı için başkalarına karşı kendisini savunmasız hisseder. İnsanlara güveninin kaybolmasıyla birlikte kendi dünyasına çekilmeye, ilişkilerini asgariye indirmeye başlar. Bu farklılaşma aile ilişkileri, kişiler arası ilişkiler, okul, iş ve sosyal uyum üzerine olumsuz bir şekilde yansır. Bu değişikliklere şizofrenisi olan kişinin yakınları bir anlam veremeyip kaygılanarak ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilemez hale gelirler. şizofrenisi olan kişilerin yakınlarında öncelikle gözlenen tepki rahatsızlığın yadsınması ve değişikliklerin kapris, tembellik, bencillik olarak değerlendirilmesidir. Rahatsızlık süreci ilerledikçe toplumsal ortamdan uzaklaşma, kendi dünyasına kapanma artar. Aile fertlerinin bu uzaklaşmaya tepkisine bağlı olarakda "kopma" süreci şekillenir. Şizofrenisi olan kişinin kendine özgü dünyasını anlama çabasında olmayan ön yargılı yaklaşımlar sorunu iyice çözümsüz hale getirebilir. Gerçeği algılamadaki farklılıklar, çevreye ilgide azalma, sorumluluk almakta ve yerine getirmekte güçlük gibi şizofreni rahatsızlığının doğasına ilişkin sorunlar nedeniyle kişi belirgin uyum sorunları yaşamaya başlar. Işte bu noktada hem rahatsızlığı olan kişinin iç dünyasındaki karışıklığı düzeltecek hem de toplum içindeki yalnızlığını ortadan kaldıracak, giderek yitirmekte olduğu yetenek ve becerilerini ona yeniden kazandıracak, bozulmuş iletişimi yeniden kurabilmesine olanak verecek tedavi yaklaşımlarının devreye girmesi gerekli olmaktadır. Bu nedenle şizofreni tedavisinin önemli bir bölümünü psikososyal yaklaşımlar oluşturmaktadır.

Şizofrenide kullanılan psikososyal tedavi yöntemleri nelerdir?
1. Destekleyici tedaviler: Bu tedavi yaklaşımı şizofrenisi olan kişinin yeteneklerinin gerilediği stresli yaşam olaylarına karşı daha duyarlı hale geldiği düşüncesine dayanır. Tedavide amaç, eksiklikleri ve kayıpları ortadan kaldırma, duygusal destek sağlama, yaşam olaylarına yönelik uygulanabilir bilgi ve beceri kazandırmaktır. Günümüzde şizofreni için uygulanabilirliği en kolay, yaygın bireysel psikoterapi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Destekleyici psikoterapi etkin dinleme; günlük yaşamı etkileyen sorunların çözümü üzerine konuşma; hastalık belirtileri, nüks ve riskler konusunda bilgilendirme tedaviye uyum sağlama ve sosyal ilişkileri desteklemeye yönelik olarak uygulanır. Kısa süreli bir yaklaşımdır. Kişi hastalık belirtileri ve belirtilerin stresle ilişkisi konusunda eğitildiğinde sıkıntı yaratan durumlarla başetme, kontrol altına alma ve savunma stratejileri geliştirme şansına sahip olur.
2. Bilişsel davranışçı tedaviler: Bu tedavi yöntemi rahatsızlığın nedenine yönelik değildir. İşlevselliğin arttırılması rahatsızlığın olumsuz gidişinin engellenmesi amaçlanmaktadır. Şizofrenisi olan kişinin sorunları işlevsel açıdan ele alınarak uyumsuz davranışın yerine uyumlu davranışın konması hedeflenir. Hem yitime maruz kalan yetiler hem de sağlam kalan davranış özellikleri ele alınır. Halihazırda sahip olunan beceri ve yetenekler aracılığıyla günlük yaşamdaki işlevsellik arttırılmaya çalışılırken, yitirilen davranışları da yeniden kazandırma stratejileri uygulanır. Şizofrenisi olan kişinin düşünce bozuklukları özellikle sanrılarla (hezeyanlarla), işitsel varsanılarla başa çıkması duygularını uygun bir şekilde dışa vurabilmeyi öğrenmesi sağlanmaya çalışılır. Bu amaçla günlük faaliyetlerin kayıt edilmesi program hazırlama ve uygulama, ev ödevlerinin gerçekleştirilmesi tedavinin önemli unsurlarındandır. Uzun süreli bir tedavi yaklaşımında tedavi, oldukça yapılandırılmış bir program dahilinde ailesel iletişimi ve şizofrenisi olan kişinin sorun olarak nitelenen davranışlarını değiştirmeye yöneliktir.
3. Grup tedavileri: Rahatsızlığın bazı belirtilerinin ortadan kaldırılması, sosyal uyumun arttırılması, bilimsel kayıplar ve işlev yitiminin azaltılması amaçlanır. Grup dinamiklerinin sunduğu zeminde etkileşim, eğitim ve destek olanaklarıyla ortak yaşantıların paylaşılması, toplumsal davranışlar konusunda geri bildirim, yeni sosyal beceriler geliştirilebilmesi sağlanmaya çalışılır. Terapist burada doğal grup dinamikleri olan cesaretlendirme, öğrenme ve değişimi kullanır. Toplumsal beceri kazandırma amacıyla rol provası, model olma, yeni davranış modellerine öncülük yapma, beceri geliştirme gibi yöntemler kullanılır. Ayrıca bilişsel alandaki bozulmaları azaltmaya yönelik olarak da zihinsel işlevler, bellek, dikkat, algı, kavramsallaştırma ve duyguyu ifade edebilme gibi konular üzerinde çalışılır. Tedavide amaç iç görü kazandırmak, davranışlarda değişiklik sağlamak, toplumsal destek alanlarını çoğaltmak, boş zaman etkinliklerine katılımı arttırmak biçiminde özetlenebilir. Tedaviler düzenli, planlanmış oturumlar biçiminde, sınırlı sayıda kişinin katılımıyla gerçekleşir.
4. Aile tedavileri: şizofreni kişiyi olduğu kadar aileyi de derinden etkileyen bir rahatsızlıktır. Şizofreninin yarattığı bunaltının şizofrenisi olan kişiye ve yakınlarına yüklediği zorlukların gerilimi yeniden ona yansıyarak rahatsızlık sürecini olumsuz etkilemesini önlemek amacıyla uygulanır. Rahatsızlığın oluşması ve ortaya çıkmasındaki aileye ait hazırlayıcı etmenleri anlamaya, rahatsızlığın ailede yarattığı olumsuzlukları ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik bir tedavi yöntemidir. Ailenin rahatsızlığı doğru anlamasını, akılcı bağlantılar kurmasını, olumlu tutumlar ve gerçekçi beklentiler geliştirmesini olanaklı kılar. Aile tedavilerinde,
o Rahatsızlık konusunda bilgi sağlama,
o Ailenin kaygılarının, çatışmalarının anlaşılması ve dile getirilmesine olanak sağlama,
o Ortaya çıkan sorunları çözme, çözüm yollarını geliştirmeye yönelik bir zemin hazırlama, seçenekler oluşturma, kullanılabilir öğütler verme,
o Rahatsızlığa karşı dayanma gücünü arttırma,
o Aile içi duygu dışa vurumunun uygun biçimde yapılmasını sağlayarak iletişim becerilerini geliştirme amaçlanmaktadır.
Aile yaklaşımları iki büyük alanı hedef almıştır: Belirtilerin bastırılması ve hastalığa yönelik ailesel-toplumsal tepkileri olumlu yönde geliştirme. Ailede rahatsızlığa ilişkin olumsuz duyguların yüksek düzeyde dışavurumu rahatsızlığın ilerlemesinde ve alevlenmesinde önemli bir paya sahiptir. Bu nedenle şizofrenisi olan kişinin yakınlarının bireysel kaygılarının, çatışmalarının dile getirilmesi; çözüm yollarının tartışılması; rahatsızılığın doğası ve belirtileri, nedenleri, gidişi ve sonlanması konusunda bilgilendirmeyle olumsuz duygu dışavurumu azaltılır. Aile tedavilerinin bir yararı da şizofrenisi olan kişinin ve yakınlarının ilaç tedavisine ve diğer tedavilere uyumunu arttırmasıdır.
5. Ortam tedavisi: Bu yöntemle şizofrenisi olan kişinin yaşadığı yerlerin bir tedavi ortamı olarak kullanılması amaç edinilir. Kişinin tedavi görmekte olduğu yataklı tedavi kurumları, gündüz hastaneleri, psikososyal tedavi merkezleri, çalıştığı işyeri, yaşadığı sokak birer tedavi ortamı olarak kabul edilir. Deneyimli bir ekip tarafından yürütülmesi gereken bir tedavi yöntemidir. Gerçeği değerlendirme yetisi bozulmuş olan kişinin dürtü denetimini sağlamak, kendisine ya da başkalarına yönelik olabilecek zararlı davranı şlarını önlemek, insanlarla etkileşimini arttırmaya cesaretlendirmek, uyumlu davranış modeller geliştirmek amaçlanır. Ayrıca toplumsal yaşama uyumunu arttırmak amacıyla yaşadığı toplumda öne çıkan kişileri bilgilendirmek, toplumdan soyutlanmasını engellemek, ona özgü yaşam koşullarının oluşturulmasını sağlamak hedeflenir. Bu yaklaşımla şizofrenisi olan kişinin işlevsel durumuna uygun sorumluluk alması sağlanmaya, hasta rolünden sıyrılıp normal yaşam tarzına yakın davranışlar geliştirilmesi olanaklı kılınmaya çalışılır. Ülkemiz koşullarında ortam tedavisi şimdilik yeterince uygulanma imkanı bulamamaktadır.

Psikososyal tedavi yöntemleri nasıl uygulanmaktadır?
Bu yaklaşımlar karşılıklı etkileşim içeren birbirine sıkı sıkıya bağlı alanlardır. Onların sadece birini sürdürmeye çalışmak, belirtilerin giderilmesi, sosyal iyileşme ve yaşam düzeyini arttırmaya yönelik katkıları yetersiz kılar. Bu nedenle psikososyal tedavi yöntemlerinin birlikte uygulanması yararlıdır.

Şizofreninin tedavisinde psikoanalitik yönelimli psikoterapi yaklaşımları uygulanır mı?
Şizofreninin zihinsel bozulma sürecinde çocukluk dönemine özgü büyüsel, gerçekliğe uymayan, neden sonuç ilişkileri gözetmeyen, bütün varlıklara canlılık affeden ilkel düşünce süreçlerine doğru gerileme olur. Kişinin ruhsal enerjisi dış dünyadan ve kendi dışındaki varlıklardan geri çekilip kendi bedenine aktarılır. Bu da kişinin içe kapanmasına, kendi yarattığı dünyada tek başına yaşamasına neden olur. Şizofrenisi olan kişide ortaya çıkan bilinçdışı çatışmaların rahatsızlığa neden olduğu düşüncesindeki bazı psikoterapistler derinde yatan bilinçdışı çatışmaları yüzeye çıkarıp onlardan arınarak rahatsızlık belirtilerinin ortadan kaldırılabilece ğine inanırlar. Bu yaklaşımın kişinin zaten çok kırılgan olan benliğinin dağılmasına yol açabileceği görülmüş ve şizofrenide psikodinamik yönelimli psikoterapi yöntemleri yerine destekleyici yaklaşımların daha yararlı olduğu kabul edilmiştir.

Şizofrenide psikososyal rehabilitasyon ile amaçlanan nedir?
Rehabilitasyonun iki temel amacı:
1. İşlevsel yeti yitiminin azalmasına, giderilmesine yönelik eğitim vermek ve deneyimleri arttırmak,
2. Toplumsal ilişkilerle ilgili elverişsizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik çevresel destek sistemlerini arttırıcı olanaklar geliştirmektir. Rehabilitasyon programları ve servisleri; mesleki rehabilitasyon servisleri, tedavi evleri ve psikososyal rehabilitasyon merkezlerini içermektedir. şizofrenisi olan kişinin yaşamını etkileyen en önemli sorunlardan biri işsizlik, çalişmama durumudur. Bu nedenle mesleki rehabilitasyon şizofreninin rehabilitasyonundaki en temel yaklaşım noktalarından biri olmaktadır. Bu programlar hastanelerdeki çalışma alanlarında, işe odaklanmı ve mesleki yetileri geliştiren ya da yitimi azaltan bir içerikle gelişmektedir. Psikososyal rehabilitasyonun gerçekleştirildiği en temel uygulama ise gündüz hastanesi uygulamalarıdır. Şizofrenisi olan kişinin mesaiye gider gibi gittiği bu ortamdan bireysel ve grup halinde uygulanan psikoterapilerin başında da daha yaygın biçimde psikososyal rehabilitasyona yönelik programlar uygulanmaktadır. Bireyler gün boyunca sorumluluk alarak çay ocağı, büfe gibi küçük çaplı işletmeleri çalıştırma, bütçe yapma, bankaya gitme gibi bazı işleri yürütmek, bazı kurslar ve eğitim programlarına devam etmek, yeni durumlarına uygun bir takım işleri öğrenmek ve becerilerini geliştirmeye yönelik uğraşi terapisini sürdürmek gibi etkinliklerde bulunmaktadırlar. Kişilerin yeniden hastaneye yatmalarını önlemeye yönelik girişimler de rehabilitasyonun kapsamındadır. Şizofrenisi olan kişinin mahallesinde, iş yerinde, yaşamını sürdürmekte olduğu bütün alanlarda temel yaşam gereksinmelerini karşılamaya, sorunlarını çözebilme ve rahatsızlığıyla başa çıkma becerilerini geliştirebilmeye, toplumsal destek sistemlerini devreye sokabilmeye yönelik uğraşlar söz konusudur. Rehabilitasyon programlarının uygulanması daima bir ekip çalışmasını gerektirir. şizofrenisi olan kişiler bu ekibin en vazgeçilmez parçasıdırlar.

Bu açıdan ülkemizde durum nasıldır?
Psikiyatrinin gelişmesi ile beraber "depo hastanelerinin" kapanması ve toplum içinde tedavinin benimsenmesi rehabilitasyon programlarını son derece önemli hale getirmiştir. Türkiye'de rehabilitasyona yönelik çabalar oldukça sınırlıdır. Yakın tarihte çok dar olanaklarla gündüz hastanesi oluşturmaya çalışan klinikler olmuş, fakat bunlar bireysel çabalar olmaktan öteye gidememiştir. Türkiye'de özellikle ruh sağlığı alanı ile ilgili yasal düzenlemelerin yetersiz olması, resmi sağlık politikalarının bu soruna hemen hiç değinmemesi psikososyal rehabilitasyon çalışmalarının gelişememesinin en önemli nedenleri arasındadır.

Editör Bilgileri

Serhat TAHRES


Editöre Ulaşın

En Son Eklenenler

blizzard-entertainment
diablo3
ubisoft
kristof-kolomb
honore-de-balzac
mardin_katliami
tamiller

Uzerine.com Copyright © 2005 Uzerine.com
uzerine.com Ana Sayfa | Gizlilik Sözleşmesi | Üye Girişi